Türk sanat tarihinin farklı kuşaklarından sanatçıları usta-öğrenci ilişkileri üzerinden yan yana getiren “Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar” sergisi, 7 Eylül’de Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde açıldı.
Itır Demir küratörlüğünde hazırlanan sergide Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen 22 sanatçının eserleri yer alıyor.
Bedri Rahmi Eyüboğlu, Burhan Temel, Burhan Uygur, Dinçer Erimez, Erol Deran, Fikret Mualla, Halil Dikmen, Hanefi Yeter, Hüseyin Bilişik, Kainat Barkan Pajonk, Komet, Leyla Gamsız, Malik Aksel, Mehmet Pesen, Memduh Kuzay, Naile Akıncı, Nevin Çokay, Özdemir Altan, Sabri Berkel, Şevket Dağ, Yusuf Katipoğlu ve Zehra Aral seçkide buluşuyor.
Ustasından öğrendi, sonra kendi yolunu çizdi
Serginin çıkış noktası klasik anlamdaki “usta öğrencisini yetiştirir” anlatısından farklı.
Seçki, bir sanatçının ustasından ne öğrendiğinden çok, aldığı eğitimin ardından kendi sanat dilini nasıl oluşturduğuna bakıyor.
Bu nedenle sergide usta ile öğrencinin eserleri arasında yalnızca benzerlikler değil, ayrışmalar da aranıyor.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Anadolu motiflerine dayanan resim anlayışı, öğrencisi Yusuf Katipoğlu’nun çalışmalarında farklı bir biçime dönüşürken; aynı atölyeden geçen Zehra Aral’ın resimleri kadın bedeni üzerinden daha karanlık ve psikolojik bir anlatıya yöneliyor.

Halil Dikmen’den Dinçer Erimez’e
Sergideki başka bir karşılaşma Halil Dikmen ile öğrencisi Dinçer Erimez arasında kuruluyor.
Halil Dikmen’in kübist ve figüratif anlayıştan soyut geometrik dile uzanan çalışmaları ile Dinçer Erimez’in belirgin konturlar üzerinden geliştirdiği resim dili yan yana okunuyor.
Böylece izleyici yalnızca iki sanatçının eserlerini değil, bir sanat fikrinin kuşaklar arasında nasıl değiştiğini de görebiliyor.

“Cahil Hoca”dan yola çıkıyor
Serginin düşünsel arka planında Fransız filozof Jacques Rancière’in “Cahil Hoca: Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders” kitabı bulunuyor.
Rancière’in öğrenmeyi tek yönlü bilgi aktarımından çıkaran yaklaşımından hareket eden sergi, sanat atölyesini de ustanın bilgisini öğrenciye aktardığı hiyerarşik bir alan olarak ele almıyor.
Bunun yerine atölye; karşılaşmanın, etkilenmenin, tartışmanın ve sonunda ayrışmanın gerçekleştiği bir alan olarak düşünülüyor.
Serginin başlığındaki “Ustasından Sonra” ifadesi de tam olarak bu noktaya işaret ediyor: Öğrencinin ustasını taklit etmeyi bıraktığı ve kendi sanatçı kimliğini kurmaya başladığı an.
24 Ekim’e kadar görülebilecek
“Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar”, 24 Ekim 2026’ya kadar İstanbul Akatlar’daki Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.
Sergi, farklı dönemlerde üretilmiş eserleri yan yana getirerek Türk resim tarihine kronolojik bir çizgi yerine, sanatçılar arasındaki etkilenme ve kopuşlar üzerinden bakmayı öneriyor.
Kaynak: Terakki Vakfı Sanat Galerisi / “Ustasından Sonra: Karşılaşmalar, Diyaloglar, Ayrışmalar” sergi programı; Artam, 5 Eylül 2026.




