Kütahya’nın Parmakören Mahallesi’ndeki camide, 2.5 yıl önce gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında yaklaşık 300 parçadan oluşan kağıt eser bulundu. Uzman konservasyon ekipleri, bu parçaları Ankara’da titizlikle bir araya getiriyor. İlk incelemeler, eserin Osmanlı minyatür sanatı tekniğiyle hazırlanmış olabileceğini ve 18 ya da 19. yüzyıla ait bir Mekke şehir planı olabileceğini ortaya koydu.
Restorasyon sürecinde caminin duvarında tespit edilen ve yapıya ait olmadığı belirlenen bir taşın kaldırılmasıyla birlikte ortaya çıkan boşluktan çok sayıda kağıt parçası çıktı. Bu parçalar, uzman ekipler tarafından dikkatlice toplanarak Ankara’ya gönderildi. Kağıtların oldukça kırılgan ve ciddi şekilde deformasyona uğramış olduğu belirtildi. Bu nedenle eserlerin zarar görmeden incelenebilmesi için özel bir konservasyon sürecine alındığı ifade edildi.
Parmakören Mahallesi Muhtarı Mehmet Dinler, restorasyonun 2024 yılında başladığını ve yapılan incelemelerde taşın yapıya ait olmadığının tespit edildiğini söyledi. Boşluğun açılmasıyla birlikte çıkan kağıt parçalarının çok hassas olduğunu belirten Dinler, bunların zarar görmemesi için Ankara’ya gönderilmesine karar verildiğini aktardı. Ayrıca, parçalar arasında nehir benzeri çizimler ve bitki figürleri bulunduğu, ancak eserin tam olarak ne olduğunun henüz belirlenemediği kaydedildi.
Ankara’daki Kağıt Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmalarda, eserlerin ileri derecede yıpranmış olduğu tespit edildi. Uzmanlar, kağıtların kimyasal ve fiziksel stabilizasyonunu sağladıktan sonra birleştirme işlemlerine geçecek. Bu sürecin oldukça uzun ve dikkat gerektirdiği vurgulanıyor; her parçanın konumu mikroskobik incelemelerle belirleniyor.
Yapılan ilk değerlendirmeler, parçaların Mekke’nin yerleşim planını gösteren bir çalışma olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Eserin Osmanlı döneminde kutsal topraklara yönelik hazırlanmış bir minyatür şehir planı olabileceği düşünülüyor. Uzmanlar, çalışmaların tamamlanmasının ardından eserin hem sanat tarihi hem de İslam coğrafyası açısından önemli bilgiler sunabileceğini belirtiyor.
Eserin birleştirilmesi tamamlandıktan sonra Kütahya Müze Müdürlüğü’nde sergilenmesi planlanıyor. Bu sayede eser korunacak ve kamuoyunun ziyaretine açılarak kültürel mirasa kazandırılacak. Ancak, caminin kesin yapım tarihi henüz netlik kazanmış değil. Bölge kayıtlarında yapının 1840’lı yıllarda onarım geçirdiği belirtiliyor, fakat orijinal inşa tarihi belirlenememiştir. Uzmanlar, hem mimari incelemelerin hem de bulunan eserlerin caminin tarihine ışık tutabileceğini ifade ediyor.



