İstanbul Modern, ekim ayında sanat ile dayanışmayı buluşturan kapsamlı bir programa hazırlanıyor. Estée Lauder Companies Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirilecek “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım”, kadın sanatçıların yaşam deneyimlerinden ve üretimlerinden hareket ediyor.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen program, sanatın paylaşım, farkındalık ve yaratıcı ifade alanı açan yönünü öne çıkarırken dayanıklılık, dönüşüm ve güçlenme kavramları etrafında şekilleniyor.
Sabire Susuz’dan yaşayan bir yerleştirme
Programın merkezinde çağdaş sanatçı Sabire Susuz’un tasarladığı katılımcı sanat deneyimi bulunuyor.
İstanbul Modern’in dış etkinlik alanında kurulacak çalışma, meme kanseri farkındalığının simgesi pembe kurdeleyi çağdaş sanatın ifade olanaklarıyla yeniden yorumlayacak.
Ziyaretçiler kendileri için hazırlanan pembe kurdelelerin üzerine kolajlar, çizimler ve kısa notlar bırakacak. Bu bireysel katkılar zaman içinde bir araya gelerek program boyunca değişen kolektif bir sanat yapıtına dönüşecek.
Katılımcı çalışma 6–11 Ekim arasında her gün 13.00–17.00 saatlerinde gerçekleştirilecek.
Kadın sanatçıların peşinde özel sergi turları
Program kapsamında İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi “Aynı Mavinin Altında” da kadın sanatçıların üretimleri üzerinden yeniden okunacak.
6–10 Ekim tarihlerinde düzenlenecek özel sergi turlarında, koleksiyonda yapıtları bulunan kadın sanatçıların yaşam öyküleri ile sanatsal üretimleri arasındaki ilişkiye odaklanılacak.
Turlar, sanatçıların farklı dönemlerde geliştirdikleri ifade biçimlerini yaratıcılık, dayanıklılık ve dönüşüm kavramları üzerinden ele alacak.
Sanat tarihinin öncü kadınları konuşulacak
Hafta boyunca söyleşi ve seminerler de düzenlenecek.
Sabire Susuz, 6 Ekim’de gerçekleştirilecek “İyi Olma Hali için Sanat” söyleşisinde kendi üretim pratiğinin yanı sıra sanatın insanları bir araya getirme ve ortak deneyimler oluşturma potansiyelini anlatacak.
Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün ise 8 Ekim’de “Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler” başlıklı seminerde kadın sanatçıların oluşturduğu dayanışma ağlarını, kolektif üretim modellerini ve feminist sanat hareketlerini ele alacak.
9 Ekim’deki “Sanat Tarihinin Öncü Kadınları” seminerinde ise Rönesans’tan günümüze uzanan çizgide Frida Kahlo, Louise Bourgeois ve Yayoi Kusama gibi sanatçıların yaşamları ve üretimleri mercek altına alınacak.
Beden, ses ve ritim de programda
Program yalnızca görsel sanatlarla sınırlı değil. Prof. Tuğçe Ulugün Tuna’nın “Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık”, Asena Akan’ın “Kendini Akort Etmek” ve Hilal Özcan’ın “Ritimle Yenilenmek” başlıklı atölyeleri beden, hareket, nefes, ses ve ritim üzerinden farklı deneyim alanları oluşturacak.
Bir hafta sürecek program, kadın sanatçıların üretimlerini görünür kılarken ziyaretçileri yalnızca izleyici olarak bırakmayıp ortak üretimin bir parçası olmaya da davet ediyor.




