Kütahya’da bulunan Mevlana Araştırma Kültür ve Sanat Derneği, 2007 yılından beri ney eğitimine devam ederek Türk müziğini ve tasavvuf kültürünü yaşatmaya çalışıyor. Dernekteki çalışmalar hakkında bilgi veren neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, farklı yaş ve seviyelerdeki öğrencilere düzenli dersler verdiklerini aktardı.
Aydın, her hafta yapılan derslerde klasik Türk müziği repertuarından eserler üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Bu süreçte öğrencilerin yalnızca teknik anlamda değil, müzikal ve kültürel açıdan da gelişim gösterdiğini belirtti. Eğitimlerin belirli bir aşamaya ulaşmasının ardından, öğrencilerle birlikte konserler düzenlemeyi planladıklarını dile getirdi.
Aydın, derneğin birçok öğrenci yetiştirdiğini vurguladı. Bu öğrenciler arasında üniversitelerde ney öğretmenliği yapanlar ve farklı şehirlerde konser veren sanatçılar bulunuyor. Bu durumun kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Aydın, yeni öğrencilerle geleneği sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi.
Neyin sadece bir enstrüman olmadığını, derin bir manevi anlam taşıdığını özellikle vurgulayan Aydın, bu sazın yapım sürecinin insanın olgunlaşma yolculuğuna benzetildiğini belirtti. Neyin içinin boşaltılması ve şekillendirilmesi gibi aşamaların, tasavvufta insanın nefs terbiyesiyle ilişkilendirildiğini de ekledi.
Aydın, ney sazının Anadolu’daki tarihi kökenlerine de değinerek, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile birlikte bu sazın anlam kazandığını ifade etti. Mevlana’nın Mesnevi eserinin ilk 18 beyitinde neyin, insan-ı kamilin sembolü olarak anlatıldığını hatırlattı.
Neyzen Mustafa Cüneyt Aydın, Türk sanatının önemli bir parçası olan ney ve Türk müziğinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların artarak devam edeceğini söyledi. Ney kursuna katılan kursiyerler de neyin insan ruhunu dinlendiren bir müzik aleti olduğunu, bu sanatı öğrenmenin kendileri için hem kültürel hem de manevi bir kazanım olduğunu belirtti.



