Kütahya’da sahaflık geleneğini yaşatan Hayrullah Kesmegülü, bu mesleğin yalnızca eski ve yeni kitapların alım satımından ibaret olmadığını, aynı zamanda derin bir kültürel mirasa sahip olduğunu ifade etti. Yüzyıllardır süregelen sahaflık mesleğinin kültürel hayata sağladığı katkılara dikkat çeken Kesmegülü, sahafların önemini vurguladı.
Osmanlı dönemine kadar uzanan sahaflık geleneğini anlatan Kesmegülü, bu alanda önemli bir figür olarak kabul edilen Mustafa Muzaffer Özak’ı örnek gösterdi. Kesmegülü, sahafların tarihin seyrinde nadir eserlerin gün yüzüne çıkmasında büyük bir rol üstlendiğini belirtti. Özellikle önemli yazma eserlerin bazıları sahaflar aracılığıyla bulunmuştur.
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kitap okuma alışkanlıklarının değiştiğini dile getiren Kesmegülü, e-kitap ve PDF formatlarının, ulaşılması güç ve pahalı eserler için avantaj sağladığını aktardı. Ancak, basılı kitabın yerini hiçbir şeyin tutamayacağını belirtti. “Kitabı elde tutmak, kokusunu almak ve sayfalarını çevirmek bambaşka bir deneyim,” dedi.
Kesmegülü, Türkiye’de okuma oranlarının beklenen seviyede olmadığını, özellikle üniversite şehirlerinde gençlerin okuma alışkanlığının daha yaygın olduğunu ifade etti. Ancak genel anlamda toplumda okuma kültürünün zayıf kaldığını da ekledi.
Gençlere kitap okuma çağrısında bulunan Kesmegülü, teknolojinin etkisine rağmen sahaflık mesleğinin tamamen yok olmayacağını düşündüğünü açıkladı. Kitap koleksiyonculuğunun da geniş bir ilgi alanı olduğunu söyleyen Kesmegülü, bazı kitapseverlerin on binlerce kitaptan oluşan arşivlere sahip olduğunu belirtti.
Tüm bu değişimlere rağmen sahaflığın bir “kültür serüveni” olarak varlığını sürdüreceğini söyleyen Kesmegülü, “Azalabilir ama asla bitmez,” ifadelerini kullandı.



