Yaşar Kemal’in dünyası, doğduğu ve eserlerine taşıdığı coğrafyada yeniden hayat buluyor. Çukurova Uluslararası Yaşar Kemal Kültür ve Sanat Günleri, dört gün boyunca yazarları, sanatçıları, araştırmacıları ve okurları bir araya getirecek.
Program, 15 Ekim’de Kadirli’de tiyatro gösterisi ve “Yaşar Kemal Kültürünün Temel Taşları” başlıklı panelle başlayacak.
İnce Memed’in izinde yürüyüş
Etkinliklerin ikinci günü Osmaniye’ye taşınacak. 16 Ekim’de düzenlenecek İnce Memed Yürüyüşünün ardından Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde Yaşar Kemal’in sinema ve edebiyattaki izleri konuşulacak.
Programda Feridun Andaç, Burçak Evren ve Tunca Arslan gibi isimlerin yer alacağı söyleşi ve paneller düzenlenecek. Yaşar Kemal’in anlatı evreninin kökenleri, Çukurova’yla ilişkisi ve eserlerinin sinemadaki karşılığı farklı oturumlarda ele alınacak.

Buluşmanın merkezi Hemite
Programın en kapsamlı günü ise 17 Ekim’de Yaşar Kemal’in doğduğu Hemite’de gerçekleştirilecek.
Yaşar Kemal Kültür Evi ve Parkı çevresinde resim ve karikatür sergileri, masal anlatıları, geleneksel el sanatları, halk oyunları ve atölyeler düzenlenecek. Hindistan, Fransa, İran ve Türkiye’den sanatçıların çalışmalarının yer alacağı uluslararası resim sergisi de programın parçalarından biri olacak.
Çukurova’nın doğası da etkinliklere dahil edilecek. Yeniköy Kuş Cenneti’nden Hemite’ye Ceyhan Nehri üzerinde kano buluşması, uçurtma şenliği ve planör gösterisi gerçekleştirilecek.
Serenad Bağcan ve Mazlum Çimen Hemite’de
Hemite programının müzik bölümünde Serenad Bağcan ve Mazlum Çimen sahne alacak.
Aynı gün Nebil Özgentürk’ün hazırladığı Yaşar Kemal belgeseli gösterilecek; öykü, şiir, resim ve halkbilim alanlarında düzenlenen yarışmaların ödülleri sahiplerini bulacak.
Dört günlük buluşma, 18 Ekim’de Osmaniye’nin tarihini ve doğasını kapsayan gezi programıyla sona erecek.
Etkinliğin arkasında kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğu 44 kurum ve kuruluş yer alıyor. Program, Yaşar Kemal’i yalnızca kitaplarıyla anmak yerine onun edebiyatındaki insanı, doğayı, sözlü kültürü ve Çukurova’yı aynı coğrafyada yeniden buluşturmayı amaçlıyor.




