Pera Müzesi, fotoğrafın yalnızca görüntü üretmenin değil, belleği kaydetmenin, geçmişi yeniden okumanın ve yeni anlatılar kurmanın bir aracı olduğu fikrinden hareket eden özel bir programa hazırlanıyor.
212 Photography Istanbul işbirliğiyle düzenlenecek etkinlikler 6 ve 8 Ekim’de gerçekleştirilecek. Söyleşi ve gösterimlerden oluşan üç etkinliğe katılım ücretsiz olacak.
Aile albümlerinden kişisel hafızaya
Programın dikkat çeken başlıklarından biri aile arşivleri ve fotoğrafın hafızayla kurduğu ilişki olacak.
Aile albümleri çoğu zaman gündelik hayatın sıradan kayıtları gibi görünse de yıllar geçtikçe kişisel ve toplumsal belleğin önemli parçalarına dönüşüyor. Fotoğrafların kimleri, hangi anları ve hangi ilişkileri görünür kıldığı kadar geride bıraktıkları boşluklar da yeni okumaların önünü açıyor.
Programdaki söyleşide aile fotoğraflarının yalnızca geçmişi belgeleyen nesneler olmadığı; kimlik, aidiyet ve hatırlama biçimlerini şekillendiren görsel arşivler olarak taşıdıkları anlam tartışmaya açılacak.
Kamerasız fotoğraftan yapay zekâya
Bir diğer etkinlik ise fotoğrafın teknolojiyle geçirdiği dönüşüme odaklanıyor.
Fotoğraf tarihinde kameraya ihtiyaç duymadan görüntü üretmenin en eski yöntemlerinden biri olan fotogram, dijital teknolojiler ve yapay zekânın görüntü üretme biçimlerini değiştirdiği günümüzde yeniden ele alınacak.
Işık ve nesneler aracılığıyla doğrudan yüzey üzerinde görüntü oluşturan geleneksel tekniklerden algoritmaların ürettiği görsellere uzanan süreç, “Fotoğraf için artık kameraya ihtiyaç var mı?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Yapay zekânın saniyeler içinde gerçekte hiç var olmamış görüntüler üretebildiği bir dönemde fotoğrafın gerçeklikle kurduğu ilişkinin nasıl değiştiği programın temel tartışma alanlarından biri olacak.
Fotoğraf, beden ve hareket buluşuyor
Pera Müzesi’ndeki programın üçüncü ayağında ise fotoğrafın başka sanat disiplinleriyle kurduğu ilişki öne çıkacak.
Dans ve beden üzerinden şekillenen belgesel gösterimi, hareketin görüntü aracılığıyla nasıl kaydedildiğini ve yeniden anlatıya dönüştürüldüğünü ele alacak.
Böylece program, fotoğrafı yalnızca duvara asılan sabit bir görüntü olarak değil; kişisel hafıza, teknoloji, beden ve hareketle sürekli yeniden biçimlenen bir anlatım alanı olarak değerlendiriyor.
Üç etkinliğe de katılım ücretsiz
6 ve 8 Ekim’de gerçekleştirilecek üç etkinlik de ücretsiz olarak izlenebilecek.
212 Photography Istanbul kapsamında hazırlanan program, fotoğrafın geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü üç farklı pencereden izleme fırsatı sunarken, özellikle yapay zekâ çağında görüntünün anlamına ilişkin güncel tartışmaları da müzeye taşıyor.




