1. Haberler
  2. KİTAP
  3. Kunduz Nimo ile mobilyanın renkli dünyasına yolculuk

Kunduz Nimo ile mobilyanın renkli dünyasına yolculuk

Hümeyra Yıldız Sarıal’ın kaleme aldığı “Kunduz Nimo” serisi, çocukları mobilyanın renkli dünyasında eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Örger Yayınları etiketiyle yayımlanan üç kitapta Nimo’nun yolu Mobilya Akademi’den tasarım yarışmasına, ormanın derinliklerinden mobilya müzesine uzanıyor.

Hümeyra Yıldız Sarıal
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Murat Cem

Çocuk edebiyatında kimi kahramanlar yalnızca bir hikâyenin içinde yaşamaz; okuruyla birlikte büyüyebilecek bir dünyanın kapısını açar. Hümeyra Yıldız Sarıal’ın yarattığı Kunduz Nimo da böyle bir karakter.

Meraklı, öğrenmeye açık, arkadaşlarıyla birlikte hareket eden ve babasını kendisine örnek alan Nimo’nun maceralarının merkezinde mobilya var. Ancak Sarıal’ın kitaplarında mobilya yalnızca masa, sandalye ya da koltuktan ibaret değil. Ağacın işlenmesinden ustalığa, tasarımdan teknolojiye, geçmişten bugüne aktarılan üretim kültüründen çevrenin korunmasına kadar uzanan daha geniş bir dünyanın parçası.

Nimo’nun yolu Mobilya Akademi’ye çıkıyor

Serinin “Mobilya Akademi ile Tanışma!” kitabında Nimo, Babalar Günü için babasına kendi elleriyle bir koltuk yapmak ister. Başaramayınca karşısına yeni bir yol çıkar: Mobilya Akademi.

Bilge Kunduz ve ustalarla tanışan Nimo burada ahşabın nasıl şekillendiğini, makinelerin nasıl kullanıldığını ve bir mobilyanın ortaya çıkmasının bilgi, emek ve eğitim gerektirdiğini öğrenir.

Hikâyenin dikkat çekici taraflarından biri de mesleki eğitimin çocukların anlayabileceği bir kurguya dönüştürülmesi. Atölye, usta, makine, güvenlik, malzeme ve üretim gibi kavramlar Nimo’nun macerasının doğal parçaları haline geliyor.

Serüven ilerledikçe Nimo’nun öğrendiklerini yeni fikirlerle birleştirdiğini görüyoruz. Mobilya dünyası onun için yalnızca bir şeyler üretmenin değil, hayal etmenin de alanına dönüşüyor.

Mobilyalar konuşmaya başlayınca…

“Konuşan Mobilyalar”da ise hikâye tasarım ve teknolojiye doğru genişliyor.

Nimo bir mobilya tasarım yarışmasına katılmaya karar veriyor. Gezdiği mobilya müzesindeki zarif ve dekoratif sehpadan ilham alıyor; tasarımını geliştiriyor, teknolojiden yararlanıyor ve arkadaşlarıyla birlikte farklı bir fikir ortaya koyuyor.

Yarışmanın sonunda öne çıkan yalnızca ortaya çıkarılan ürün değil. Kitabın altını çizdiği düşünce, hayalin emekle birleştiğinde bir başarıya dönüşebileceği.

Sarıal böylece çocuklara tasarımın yalnızca güzel bir nesne çizmek olmadığını; düşünmek, araştırmak, denemek, üretmek ve gerektiğinde teknolojiden yararlanmak anlamına geldiğini de sezdiriyor.

Ormanı korumaktan kültürel mirasa

“Sırlı Kapı: Dülger’den Mobilya Müzesi’ne!” ise Nimo’nun dünyasına başka bir boyut ekliyor.

Bu kez Nimo ve arkadaşları ormanı korumak için harekete geçiyor. Çöpleri topluyor, yangın tehlikesine karşı çevrelerindekileri bilinçlendirmeye çalışıyor ve doğal yaşamın korunması için sorumluluk üstleniyorlar.

Ormanda karşılarına çıkan gizemli bir mağara ise hikâyeyi geçmişe taşıyor. Keşif ilerledikçe eski eşyalar, mobilyalar ve üretim kültürünün izleri ortaya çıkıyor. Bulunan parçaların restore edilmesiyle başlayan süreç, müzenin kapılarının açılmasına kadar uzanıyor.

Böylece bir çocuk macerası içinde çevre bilinci ile kültürel miras arasında da bağ kuruluyor: Ağacı korumakla ahşaba biçim veren ustalığı korumak aynı hikâyenin iki farklı yüzüne dönüşüyor.

Mesleki birikimini çocukların dünyasına taşıdı

Kunduz Nimo’nun arkasında, görsel iletişim ve reklam dünyasından gelen bir isim bulunuyor.

1978 yılında İstanbul’da doğan Hümeyra Yıldız Sarıal, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu. 1996 yılından bu yana gazete ve çeşitli reklam ajanslarında art direktörlük, tasarım ve editörlük yapan Sarıal, çalışma yaşamını reklam alanında sürdürüyor.

Bu mesleki geçmiş, Kunduz Nimo kitaplarının dünyasında da kendisini hissettiriyor. Tasarım, mobilya, atölye, usta-çırak ilişkisi, müze, restorasyon ve yeni fikir geliştirme gibi başlıklar hikâyenin dışarıdan eklenmiş öğretici unsurları olmaktan çok Nimo’nun yaşadığı maceraların parçası haline geliyor.

Üstelik Nimo kusursuz bir kahraman değil. Bazen yapamıyor, bazen yardım istiyor, bazen yeniden deniyor. Öğreniyor, arkadaşlarıyla birlikte üretiyor ve yoluna devam ediyor.

Belki de serinin çocuk okura verdiği en yalın mesaj burada saklı: Bir şeyi henüz yapamıyor olmak, onu öğrenemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

Nimo’nun dünyasında hayal kurmak başlangıç; bilgi, emek, merak ve dayanışma ise o hayali gerçeğe dönüştüren yol.

Kunduz Nimo ile mobilyanın renkli dünyasına yolculuk
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter