Yıldız Holding, uzun yıllardır sürdürdüğü kültür ve sanat hamiliğini dijital sanat ve yapay zekâ alanına taşıdı. Holding, medya sanatçısı Refik Anadol ile kurucu ortağı ressam Efsun Erkılıç’ın Los Angeles’ta hayata geçirdiği Dataland girişimine 1,25 milyon ABD doları tutarında destek sağlayarak, sanat ve teknolojinin buluştuğu yeni nesil kültürel üretim modellerine katkı sundu.
Bu destek kapsamında Refik Anadol’un Yıldız Holding için özel olarak tasarlayacağı dijital bir sanat eseri de holdingin kurumsal sanat koleksiyonuna eklenecek. Böylece koleksiyon, klasik eserlerin yanı sıra dijital sanat üretimlerini de kapsayan yeni bir perspektif kazanacak.

Dünyanın ilk yapay zekâ sanat müzesi
Los Angeles’ta, Frank Gehry imzasını taşıyan The Grand LA‘de kapılarını açan Dataland, veri ve üretken yapay zekâ odaklı dünyanın ilk sanat müzesi olarak öne çıkıyor.
Müze, ziyaretçilerin biyometrik verileri ile doğadan elde edilen gerçek zamanlı verileri yapay zekâ aracılığıyla işleyerek her deneyimi benzersiz bir dijital sanat gösterisine dönüştürüyor. Böylece eserler, ziyaretçilerin katılımıyla sürekli değişen ve tekrar edilemeyen bir yapıya kavuşuyor.
Doğadan beslenen yapay zekâ modeli, çok duyulu deneyim alanları ve etkileşimli yapısıyla Dataland, geleneksel müzecilik anlayışının ötesinde yaşayan bir sanat deneyimi sunuyor.
Küresel bir kültür platformu olmayı hedefliyor
İlk durağı Los Angeles olan Dataland’in önümüzdeki dönemde Londra, Dubai, Riyad, Hong Kong ve Seul gibi şehirlerde de ziyaretçilerle buluşması planlanıyor.
Bu yönüyle Dataland, yalnızca bir müze değil; sanat, yapay zekâ ve teknolojiyi küresel ölçekte buluşturan yeni nesil bir kültür platformu olmayı hedefliyor.

“Yaratıcı teknolojilere katkı sunuyor”
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yahya Ülker, yapay zekânın yalnızca iş yapış biçimlerini değil, yaratıcılığı ve kültürel üretimi de dönüştürdüğünü belirterek, Dataland’in sanat ve teknolojinin buluştuğu öncü girişimlerden biri olduğunu ifade etti.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker ise teknolojinin sunduğu imkânların önemine dikkat çekerken, insan yaratıcılığının ve özgün üretimin her zaman değerini koruyacağını vurguladı. Ülker, Dataland’in her ziyaretçiye kendine özgü ve tekrar edilemeyen bir sanat deneyimi sunmasının projeyi farklı kılan en önemli özelliklerden biri olduğunu dile getirdi.




